Emlak&Konut

Üzerine bir top dondurma…

Baklava, fıstıklı tel kadayıf, ekmek kadayıfı ya da künefenin dondurma ile buluşması üzerine siz neler söylersiniz bilemiyorum ama benim gayet lezzetli söyleyeceklerim var…

Geleneksel şerbetli hamur tatlılarımızla; sütlaç, keşkül, tavukgöğsü ve kazandibi hatta güllaç gibi geleneksel sütlü tatlılarımızı, yine bir süt tatlısı olan dondurma ile aynı tabakta buluşturmadan önce hepsine şöyle bir göz atıp lezzetlerini yorumlayalım…
Dondurmayla başlayalım istersiniz; ‘en hafif tatlıdır’ diye bilinen dondurmanın içerdiği şeker ve yağ oranına bakarsak hiç de o kadar masum değil… Meyve ile üretilen ve ‘sorbe’ denilen İtalyan tipi dondurmalar nispeten daha hafif tatlı grubunda sayılabilir.
Son derece sağlıklı, besleyici bir içeriğe sahip olan dondurmanın hafifliği soğuk ve ağızda eritilerek yavaş yavaş yenen bir tatlı olmasından geliyor aslında. Yani tamamen bizim aldığımız tat ve hissiyatımızla ilgili… Yağlı inek sütü veya keçi sütüne şeker ve salep ilave edilmesiyle yapılan geleneksel Türk usulü kaymaklı dondurmayı kaşıkla kaseden yemek yerine külahtan yediğinizde daha da hafif hissedersiniz. Bir sütlü tatlıyı, mesela keşkülü veya sütlacı, muhallebi de olabilir; 3 farklı sıcaklıkta tadarak nasıl hissedildiği ile ilgili bir test yapabilirsiniz. Sıcakken, ılıkken ve soğukken tadın. Damağınız sizi yanıltmayacaktır. Şeker ölçüsü tam yerinde olduğu halde sıcakken tadıldığında çok şekerli hissedilir. Soğudukça lezzet dengelenir ve tam soğuduğunda şekeri hiç de fazla gelmez. Buradan varacağım nokta şu: işte bu nedenle dondurma, diğer sütlü tatlılara göre daha şekerlidir, çünkü soğudukça tatlılık hissi, şekerliliği hissetme oranı düşer. Tatsız, şekersiz bir dondurma yemeyi kimse istemez.

Antep baklavası, içindeki fıstığı, tereyağı, yufkasındaki ustalığı ve şerbeti ile gerçek bir damak keyfi yaşatıyor insana… Keza fıstıklı burma kadayıf olsun, Antakya’nın peynirli künefesi ya da Afyon’un ekmek kadayıfı olsun; bu tatlılar eskiden hep kaymakla yenirmiş. Şöyle iyi soğutulmuş bir parça manda kaymağı ile… Kaymak çok yağlı olmasına rağmen şekersiz ve tuzsuz olduğundan o saf tadıyla şerbetli tatlıyı hafifletir. Boğazın yanmasını engeller. Artık manda kaymağının yerini dondurma aldı.
Özellikle Ramazan aylarında daha fazla tüketilen tatlılar ve Ramazan ayının da giderek yaz aylarına denk gelmesiyle dondurmayla daha çok buluşmaya başladı.
Dondurmayı şerbetli bir tatlının üzerine koyduğumuzda da şekerli olmasına rağmen tatlının şerbetinden daha az şeker içerdiğinden ve soğuk olması sebebiyle hem tatlıya hafiflik katıyor, hem de yemesi çok keyifli oluyor. Hele tatlının içindeki ceviz, fıstık, badem gibi meyveler de lezzete dahil olunca değmeyin keyfimize…
Peki ya damla sakızlı tavuk göğsü ya da fırın sütlacın üzerindeki bir top dondurma ya da güllacın üzerindeki vişneli dondurmaya ne dersiniz? Hepsi ne de güzel birleşiyor ve birbirlerine yakışıyorlar.

Anadolu’da dondurma

Anadolu’da yüzyıllar öncesinden gelen kar veya buzla yapılmış şerbet içme geleneği vardı. 13. yy’da Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk zamanlarından beri buz, yüksek Anadolu düzlüklerinden toplanıp buz mahzenlerinde depolanırdı.
17. yy’da kar ticareti yapan ‘karcı’lar İstanbul’da önemli bir profesyonel gruptu. Kar, Anadolu’dan diğer bölgelere katırlarla nakledilir ve konsantre üzüm suları ile karıştırılıp dondurma benzeri buzdan tatlılar elde edilirdi. Anadolu’da soğuk tatlı geleneğinin eskiden beri var olmasına karşın günümüzdeki gibi dondurma yapma alışkınlığının geçmişi 17. yy’a dayanıyor. Bu dönemde toplumun her kesimine yayılan dondurma yeme alışkanlığı özellikle Anadolu’nun Güneydoğu bölgesinde çok farklı yapım yöntemlerinin gelişmesine neden olmuş. Günümüzde de Maraş dondurması olarak adlandırılan dondurma, dünyadaki örneklerinden çok farklı. Yakın bir zamana kadar klasik yöntemle, yani kol gücüyle hazırlanan bu dondurmanın bir özelliği bıçakla kesilecek kadar sert olması. Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar sert bir dondurma çeşidine rastlanmaz. Keçi sütü, şeker ve salepten yapılan bu dondurma çeşidi, çok kalın kütleler halinde hazırlandığından bir kancaya asılır ve buradan kesilerek yenirdi. Yanında baklavayla birlikte tüketilen kaymaklı dondurma, bu bölgede hatta tüm Anadolu’da bir tatlı geleneğinin doğmasına neden oldu.

Volkan Akduman

Yorum yap

Takip Edin!