Emlak&Konut

Süleymaniye bu bahar hayata dönecek

UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde olan Süleymaniye’de dönüşüm kapsamında inşaat çalışmaları Mayıs ayında başlayacak.

2006’da kentsel yenileme alanı ilan edilen, 2010’dan beri yıkımların devam ettiği Süleymaniye’de bugüne kadar 300’e yakın bina yıkıldı ya da boşaltıldı. İstanbul’un tarihi semtleri arasında yer alan ve UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine giren Süleymaniye’de dönüşüm kapsamındaki inşaat çalışmaları Mayıs ayında başlayacak. Tarihi semt, KİPTAŞ ve Fatih Belediyesi’nin projeleri sayesinde yenilenecek. 102 bin metrekarelik alanda 733 parsel alanda 707 bina yenilenirken, 5 mahalle restore edilecek. KİPTAŞ ve Fatih Belediyesi tarafından yapılacak olan projede yıkılan ya da restore edilen binaların yerine yapılacak yeni binaların yüzde 90’ının konut, yüzde 10’unun ise iş yeri olması planlanıyor.

İlk aşamada 6 adada restorasyon yapılacak

Projenin ilk ayağında 6 adada restorasyon yapılacak. Projede 733 parselin yarısından fazlasının KİPTAŞ tarafından satın alındığı belirtilirken, bazı hak sahipleri ile ilgili kamulaştırma davalarının devam ettiği öğrenildi. Projenin kesinlikle kentsel dönüşüm projesi olmadığını söyleyen Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, “Temel hedefimiz bu tarihi eserleri kendine ait özellikleri, sokakları, mahalle dokusunu koruyarak yeniden hayata geçirmek. Bu alan İstanbul’un 3. tepesi, UNESCO kültür mirası olarak ilan ettiği alanlardan bir tanesi ve hemen de Süleymaniye’nin yanındaki bir alan. 733 parselden oluşan bir yenileme projesi” açıklamalarını yaptı.

3’er katlı binalar yapılacak

Yenileme çalışmaları kapsamında Süleymaniye Camii ve külliyesinin hemen yanındaki bölgede 3’er katlı binalar yapılacak. Konuya açıklık getiren Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, “Yıktığımız 8-9 katlı binaların yerine Anıtlar Kurulu kararı gereği 3’er katlı binalar yapabileceğiz” dedi. Bölgede Osmanlı döneminde ilim erbabı ile bürokratların yaşadığını söyleyen Mustafa Demir, “Ülkemizde sanayileşme başlayınca bölgede yoğunlaşan imalathanelerin ardından bu kişiler buradan ayrıldı. Bu aşamada bölgeye 7-8 hatta 9 katlı iş hanları yapılmış. Projeyi zorlaştıran da bu yapılar oldu. Anıtlar Kurulu kararı gereği İstanbul dokusunu yeniden yaratmak için yıktığımız bu yapıların yerine ancak 3 katlı binalar yapılabiliyor. Dolayısıyla hak sahiplerini mağdur etmemek için bu denklemi çözmemiz gerekiyordu. Projeyi ada bazlı yaparak bu sorunu büyük ölçüde çözdük. Şu anda bölgedeki bu tür problemlerin yüzde 90’ını aşmış durumdayız. Projedeki 733 parselin yarısından fazlası KİPTAŞ tarafından satın alındı. Önümüzdeki Nisan veya Mayıs ayında projenin 6 adasında çalışmaya başlanacak” diye konuştu. Havadan görüntülenen alan savaştan çıkmış bir mahalle görünümünde. Mahalle aralarında kapı ve pencereleri sökülmüş boş betonarme binalar, yarısı çökmüş ahşap evler, terk edilmiş sokaklarında hurda otomobillerin bırakıldığı alan adeta korku filmlerinin çekildiği film platolarını andırıyor. Sokak aralarında yıkılmış birçok binanın boş arazisine ise çevre esnafı araçlarını park ediyor. Osmanlı döneminde İstanbul’un en değerli yerlerinden biri olan Süleymaniye’de bir zamanlar yaşayan ulemalar ve medrese öğrencilerinin yerini şimdi kağıt toplayıcıları almış durumda.

Pahalı bir proje olacak

KİPTAŞ Genel Müdürü İsmet Yıldırım, sürecin bu kadar uzamasının nedeninin mülkiyet problemleri olduğunu söyledi. Maliyet hesabı yapmadıklarını ama pahalı bir proje olacağına dikkat çeken Yıldırım, arazi fiyatlarının pahalı olduğunu ve Koruma Kurulu tarafından getirilen 3 kat sınırının ister istemez projeyi pahalı hale getirdiğini ifade etti. Proje hakkında bilgi veren İsmet Yıldırım, ada bazında iç bahçeli bir sistemde yapılacak konutların arasında mahalle kültüründe dükkanlar olacağını belirtti. Yıldırım, 1+1’den 5+1’e kadar çeşitli büyüklükte konutlar yapılacağını, plan dahilinde olmadığını ancak hak sahipleri birleşirse denize yakın yerlerde 10-15 odalı butik oteller olabileceğini de ifade etti.

Ahşap cumbalı evler de hayata dönüyor

İstanbul’un en eski semtlerinden olan Süleymaniye, ‘Süleymaniye’yi Yenileme Projesi’ ile tarihi semtteki ahşap cumbalı evler yeniden hayat bulacak. Süleymaniye’nin tarihi ahşap ve cumbalı evlerini yeniden ihya edeceklerini belirten Mustafa Demir, “Tescilli binalar, asıllarına uygun şekilde yeniden ihya edilirken tescilli olmayan binalar ise tarihi evlere uygun hale getirilecek” diye konuştu. Bölgedeki tarihi evlerin geçmişte korunamadığını, bir kısmının yakılıp yıkılıp yok edildiğini aktaran Demir, “Geçmişte tarihi Süleymaniye evleri çok iyi korunamadı. Şu anda boş ve virane gördüğümüz pek çok yerde tarihi Süleymaniye evleri vardı. Bunların pek çoğu yakıldı, yıkıldı yok edildi ve yerleri otopark olarak kullanılmaya başlandı. Süleymaniye’nin bütün alanlarındaki mevcut binaların zaten rölöveleri çıkartılmış ve planları hazırlanmıştır. Önceki dönemde yok olan bütün binaların geçmişine ait belge, bilgi ve görüntüleri toplanıyor. Belgelerden hareketle geçmişte yok edilen evlerin yeniden ihyasıyla ilgili çalışmalar yapılacak. Projeler yapılarak tescilli binalar esas alınarak diğer binalar, yükseklikleri ve mimarı tarzları tarihi binalara uygun şekilde yakılıp yeniden yapılacak. Hayalini kurduğumuz İstanbul’a ahşap, cumbalı ve en fazla üç katlı evlerin olduğu Süleymaniye’de kavuşacağız” ifadelerini kullandı. Demir sözlerini şöyle sürdürdü: “Bırakın yoğunluğu arttırmayı, koca koca binalar yıkılıp yoğunluk üçte iki oranında azaltılacak. Bizim proje uygulayacağımız alan 39 ada. Bu neredeyse Süleymaniye’nin üçte birine tekabül ediyor. Bir üçte birlik kısmında İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalışmalar yapıyor. Süleymaniye ile Haliç arasındaki kısım da üçüncü alanımızdır. Orasıyla ilgili de şu anda fikir aşamasındayız. Üçe ayrılan Süleymaniye’nin bütünüyle ilgili bir çalışma var…” Süleymaniye Camisi’nin Darül Şifa denilen bölümlerinin arka kısımlarında kalan yerlerin tamamıyla elden geçirileceğini anlatan Demir, “Bu yenileme, projede temelde yine Süleymaniye merkez baz alınarak yapılacak. Süleymaniye’nin komple çevresiyle ilgili çalışmalar var. Darül Şifa’nın arkasındaki yerde daha önce binalar vardı. Tarihi eserler muhafaza edildi ve diğerleri yıkıldı. Yapılacak binalarda yükseklik tarihi eserler baz alınarak yapılacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Yenileme çalışmaları kapsamında Süleymaniye Camii ve külliyesinin hemen yanındaki bölgede 3’er katlı binalar yapılacak

İstanbul’un kalbine dokunulacak

İstanbul’un binlerce yıllık köklü tarihinde, her daim şehrin kalbi olmuş Tarihi Yarımada, yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın da en önemli tarihi ve kültürel değerlerine
ev sahipliği yapıyor. Tarihi Yarımada Fatih; üç büyük medeniyete başkentlik yapmış, dünyayı yöneten 125 hükümdar görmüş, 8500 senelik yerleşim tarihiyle kadim medeniyetleri aynı zeminde yarıştırmış, ırkları, dilleri, dinleri buluşturup harmanlamış; Doğu’nun en batısı, Batı’nın en doğusu olan eşsiz bir bölge. İnsanlığın ortak mirası kabul edilen tarihi eserler eşliğinde, misafirlerini İstanbul’un yedi tepesinde dolaştıran, evrensel bir müze. Roma, Bizans ve Osmanlı eserleri, Ayasofya ve Sultanahmet Camii, Topkapı Sarayı, Yerebatan ve Binbirdirek sarnıçları ile her gelen seyyahı kendine hayran bırakan bir coğrafya. Tarihi Yarımada’da, birçok farklı türde, irili ufaklı 10 bin 500 adet tarihi eser bulunuyor. Ayasofya’dan Süleymaniye Camii’ne, Topkapı Sarayı’ndan Kapalıçarşı’ya, Kariye’den Sultanahmet Camii’ne kadar dünyanın eşsiz anıt eserleri bu bölgede yer alıyor. Tarihi Yarımada’da Süleymaniye dahil her türlü yenileme projesi ile aslında İstanbul’u daha da canlandırmaya yönelik olarak megakentin kalbine dokunuyor.

Kültür listesine girmek maddi destek sağlıyor

UNESCO internet sitesinde verdiği resmi bilgide, bir alanın bu listeye alınmasının toplumlar ve hükümetler nezdinde farkındalık yaratmaya yardımcı olduğuna dikkat çekiyor. Bunun yanında listeye giren alanların korunması için UNESCO tarafından finansal bir destek sağlanması da söz konusu. Yıllık 4 milyon dolarlık bir toplam fondan, özellikle de gelişmekte olan ülkelerden listeye girmiş olan dünya miraslarını korumak için pay ayrılabiliyor. Bu fon aynı zamanda ‘tehlikedeki dünya mirası’ listesindeki alanlarda oluşan hasarın olabildiğince hızlı bir şekilde giderilmesi için de kullanılabiliyor. Dünya mirası listesinde yer alan varlıkların korunamaması halinde, komite bu alanların listeden çıkarılmasına karar verebiliyor. Bugüne kadar biri 2007 yılında Ürdün’de ve 2009 yılında Almanya’da olmak üzere iki alan dünya mirası listesinden çıkarıldı.

Dönüşüme Katar imzası

Katar’ın en önemli yatırım şirketlerinden Al Rayyan Hospitality’nin Türkiye birimi Diar Süleymaniye Gayrimenkul firması ile Kuzu İnşaat yeni bir ortaklığa imza atıyor. Dünya gazetesinde yer alan habere göre, Diar Süleymaniye Gayrimenkul AŞ ile Kuzu İnşaat, Süleymaniye Yenileme Alanı Projesi için bir araya gelme kararı aldı. Proje için tüm izin ve ruhsatların alınması, proje kapsamındaki inşaat işlerinin icra edilmesi ve tamamlanması, yapı kullanma izinlerinin temini ve kat mülkiyeti tapularının çıkarılması amacıyla Katarlı ve Türk firmalar, ortak bir şirket kurmayı kararlaştırdı. Bu gelişmeyle ilgili resmi kurumlara başvuru süreci de başladı. Türkiye’nin önde gelen gayrimenkul firmalarından Kuzu İnşaat’ın ortak olduğu Diar Süleymaniye 2014’te kuruldu. Nisan ayında Al Rayyan Hospitality Gayrimenkul AŞ ile kurulan şirket 2015’te isim değiştirdi ve Diar Süleymaniye Gayrimenkul adını aldı. 532.5 milyon TL’lik sermayeli şirketin yönetiminde tamamı Katarlı 5 yönetici var.

Dünya Kültür Mirası Listesi Nedir?

Bütün insanlığın ortak mirası olarak kabul edilen evrensel değerlere sahip kültürel ve doğal varlıkları dünyaya tanıtmak, toplumda söz konusu evrensel mirasa sahip çıkacak bilinci oluşturmak ve çeşitli sebeplerle bozulan, yok olan kültürel ve doğal değerlerin yaşatılması için gerekli işbirliğini sağlamak amacıyla UNESCO’nun 17 Ekim – 21 Kasım 1972 tarihleri arasında Paris’te toplanan 17. Genel Konferansı kapsamında, 16 Kasım 1972 tarihinde ‘Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme’ kabul edilmiştir. 14.04.1982 tarih ve 2658 sayılı Kanunla Türkiye’nin katılımı uygun bulunan bu sözleşme, 23.05.1982 tarih ve 8/4788 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanarak, 14.02.1983 tarih ve 17959 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanmıştır. Uluslararası önem taşıyan ve bu nedenle takdire ve korunmaya değer doğal oluşumlara, anıtlara ve sitlere ‘Dünya Mirası’ statüsü tanınmaktadır. Sözleşmeyi kabul eden üye devletlerin UNESCO’ya başvurusuyla başlayan ve Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS) ve Uluslararası Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) uzmanlarının başvuruları değerlendirmesi sonunda tamamlanan bir işlem dizisinden sonra aday varlıklar Dünya Miras Komitesi’nin kararı doğrultusunda bu statüyü kazanmaktadır. 2017 yılı itibarıyla Dünya genelinde UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kayıtlı 1073 kültürel ve doğal varlık bulunmakta olup bunların 832 tanesi kültürel, 206 tanesi doğal, 35 tanesi ise karma (kültürel/doğal) varlıktır. Her yıl gerçekleşen Dünya Miras Komitesi toplantıları ile bu sayı artmaktadır. Detaylı bilgilere Dünya Miras Merkezi’nin resmi web sitesi olan http://whc.unesco.org/en/list adresinden ulaşılabilmektedir.

Yorum yap

Takip Edin!