Emlak&Konut

TASARRUF

Belirli bir dönemde elde edilen gelirden harcanmayıp, gelecekte tüketim ya da yatırım amacıyla harcanması planlanan kısım tasarruftur.

Tasarruf edilen para, tasarruf sahipleri tarafından bankaya, faiz ya da kâr payı getiren başka bir yatırım aracına yöneltilerek ekonomide yeniden para yaratılmasını ve böylece yeni yatırımlar yapılmasını sağlamaktadır. Bu yönüyle tasarrufun yatırımları arttırdığını söyleyebiliriz. Tasarruf oranları ülkeden ülkeye değişmektedir. Her ülkenin tasarruf oranı birbirinden farklıdır. Aslında tasarruf oranları ile milli gelir artışı arasında doğrudan ilişki bulunmaktadır. Tasarruf oranlarının yüksek olduğu ülkelerde ekonomik büyümenin daha iyi olduğu görülmektedir. Düşük tasarrufa rağmen yüksek büyüme gerçekleştiğinde de cari açık ortaya çıkmaktadır. Aslında cari açık tasarruf eksiğinden kaynaklanmaktadır. Tasarrufların artması dışarıdan gelecek kaynağa olan ihtiyacı azaltacaktır. Bu nedenle tasarruf oranları düşük olan ülkelerde cari açığın yüksek olduğunu görmekteyiz. Tasarruf etmek bir yana borçlanarak büyüyen ekonomiler cari açık vererek yabancı kaynağa muhtaç hale gelmektedir. Her ne kadar tasarruf yapmak ekonomiler için iyidir desek de aslında tasarrufun harcamaları azaltarak yapılması durumunda daha fazla tasarruf yapmak daha az tüketmek anlamına gelecektir. Daha az tüketmek de gelirin azalmasına sebep olur. Buna ekonomi literatüründe tasarruf paradoksu adı verilir. Ekonomi yönetimleri harcamanın arttığı ekonomik büyümenin hızlandığı buna bağlı olarak ta cari açığın yükseldiği dönemlerde harcamaları kısmaya yönelik tedbirler almakta, buna karşın büyümenin düştüğü dönmeler de ise harcamayı teşvik etmektedir. Bazen uzun süreli devam eden harcama yapmama ve yüksek tasarruf eğilimi de ekonomiler için sorun oluşturabilmektedir. Türkiye ekonomisine bakacak olursak tasarruf oranının düşük olması önemli ekonomik sorunlarımızdan birisidir. Türkiye dünyada tasarruf oranı en düşük ülkeler sıralamasında Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere gibi ülkelerle birlikte en alt sıralarda yer almaktadır. Tasarrufları artırmak amacıyla uzun zamandır hükümet bir takım yapısal önlemler almaktadır. Bu önlemlerin en önemlisi ve etkili olanı bireysel emeklilik sistemidir. Bireysel emeklilik sistemi ile tasarruf yapan tüm bireylere devletin yüzde 25 katkı sunması tasarrufları artırmaya yönelik oldukça önemli bir teşvik olarak karşımıza çıkmaktadır. Bireysel emeklilikte biriken para seksen milyar Türk Lirasına ulaşmış bulunmaktadır. Bu rakam otomatik katılım sisteminin yaygınlaşmasıyla daha yüksek rakamlara ulaşacaktır. Bu da orta vadede hem tasarrufların artmasını sağlayacak hem de batıda yaygın örneklerini gördüğümüz yatırım fonlarının benzerlerinin Türkiye de de oluşmasını sağlayacaktır.Türkiye de Brüt tasarrufların GSYH içindeki payı TÜİK tarafından 2015 yılında yüzde 24,8 olarak hesaplandı. 2015 yılında yüzde 24,8 olarak gerçekleşen brüt tasarrufların yüzde 8,7’si mali olmayan şirketler; yüzde 2,2’si mali şirketler; yüzde 4,4’ü genel devlet ve yüzde 9,4’ü hanehalkı tarafından gerçekleştirildi. Sürdürülebilir büyümenin en temel destekçisi hane halkının tasarruflarıdır. Ve bu tasarrufların yüzde 9,4 seviyesinden yüzde 20’nin üzerine çıkarılması ekonomimiz için oldukça önemli bir ihtiyaçtır.

Kurumsal sektörlere göre GSYH içindeki gayrisafi tasarruf oranları, 2009-2015

Hanehalkı tasarruf değerinin kullanılabilir gelir içerindeki payı

Hanehalkı tasarruf oranı 2009 – 2015 arasında Türkiye de artış göstermiştir. TÜİK tarafından açıklanan istatistikler incelendiğinde Hanehalkı tasarruf değerinin kullanılabilir gelir içerindeki payı 2009 yılında yüzde 10,1 iken 2015 yılında yüzde 13,5 olmuştur. Bu oranın arttırılmasına yönelik farklı sektörlerde yeni teşviklerin getirilmesi orta ve uzun vadede daha sağlıklı bir büyüme trendine girmemizi sağlayacaktır.

Hanehalkı kullanılabilir gelir içindeki tasarruf oranı, 2009-2015

Hakan Akbulut

Yorum yap

Takip Edin!